7 Ağustos 2012 Salı

Bir de ne bileyim, hiç beklemediğin bir anda aşık olursun, hayatının tüm boktanlığını bir anda unutursun. Hani aynalı cam gibi. Camın ardında tüm sikimsonik olaylar devam etmekteyken, sen yansımana bakıp gülümsersin. Öyle. 

29 Temmuz 2012 Pazar

Ve

Mutluluk odur ki, bir sabah uyandığında kendi diş fırçanın yanında bir başka diş fırçası daha vardır. 

13 Temmuz 2012 Cuma

Öyle

- Ben seni özledim demin. 
- Sadece demin mi? 
- Ben şimdiye kadar hep seni özledim. 

8 Temmuz 2012 Pazar

Ben şarkıları dışımdan söylüyorum artık


İnsan aldığı nefesin hafiflediğini hissedebilir mi? Hissediyormuş resmen. Böyle, göğsüne sanki fazla kilolu bi babaanne oturuyormuş gibiyken eskiden, artık oturan neyse, hangi koca popolu insansa, (onu sen hayal et) kalkıp gidiveriyormuş birden.

Bazen bazı şeylerin yapılması gerektiğini bilirsin ama elin varmaz ya, beklersin. Öyle. Hani ne bileyim, gözünü karartmak istersin, yeri gelir, o an gelir karartıverirmişsin. Tutup atarmışsın koca popoluyu göğsünden.

Ben hep derdim, düştüysen seni biri kaldırmalıdır, diye. Öyle değilmiş. Sen kalktığında biri gelir tutarmış elinden. Sımsıkı hem de. Tutamasa bile tuttuğunu hissettirirmiş sana.  

Mesela gölge etmese başka ihsan istemeyeceğin duruma gelebilirmiş tependeki -senin bi zamanlar işe yaradığını düşündüğün- şemsiye. Çünkü o gidince güneşi görebileceğini anlarmışsın o andan sonra. Gözün acısa da, tenin yansa da bakmayı bilirmişsin güneşe. Çünkü aydınlanırmışsın beklemediğin bi anda. Pat diye bulutların arasından çıkıverirmiş mesela.

Ve hani güneşe bakınca gözlerin kısılır, yüzüne gülümsemeye benzeyen bir şey yerleşir ya, işte öyle bir şey. 

3 Temmuz 2012 Salı

Gelecekteki Sevgiliye Mektup 2

Sevgili gelecekteki sevgili, bence artık gelebilirsin. 

1 Temmuz 2012 Pazar

:D

Olum ben artık genelde gülüyorum ya la? 

30 Haziran 2012 Cumartesi

Yani

Belki de bu benim için yazılmış bir kuraldır ha? Belki de ben hep uzaktaki insanları sevmek için yaratılmışımdır. Nasıl desem... Belki hayatta herkese bir rol biçilmiştir benimkisi de budur. Elimi uzattığımda, hani çok uzattığımda dahi, dokunamayacağım insanlara aşık olacağımdır. Hayalimdeki ilişkiyi hiçbir zaman yaşayamayacağımdır çünkü o ilişkinin diğer başrolu hep ülkenin ya da dünyanın bir köşesinde olacaktır. Ne bileyim ben gittiğimde o orada olmayacaktır falan. En yakın dostlarımı en fazla telefonla arayabileceğimdir. Annemi bile kırk yılda bir göreceğimdir. Kedimi sevemeyeceğimdir. Zamanımı yüzeysel şeyler, boş düşünceler, sığ insanlarla geçireceğimdir. Geçirmek zorunda kalacağımdır ya da. 

Sonuçta ben ve benim gibiler olmasak mesafelerin bir anlamı olmazdı öyle değil mi? Belki de her şeyin bir amacı vardır. 

Oldu o zaman ben şurada biraz karıncalarla konuşup geliyorum. 

Template by:
Free Blog Templates