- Ben seni özledim demin.
- Sadece demin mi?
- Ben şimdiye kadar hep seni özledim.
13 Temmuz 2012 Cuma
Öyle
Gönderen Neredeyse Kafasız Nick zaman: 14:158 Temmuz 2012 Pazar
Ben şarkıları dışımdan söylüyorum artık
Gönderen Neredeyse Kafasız Nick zaman: 02:49
İnsan aldığı nefesin
hafiflediğini hissedebilir mi? Hissediyormuş resmen. Böyle, göğsüne sanki fazla kilolu bi babaanne oturuyormuş gibiyken eskiden, artık oturan
neyse, hangi koca popolu insansa, (onu sen hayal et) kalkıp gidiveriyormuş birden.
Bazen bazı şeylerin yapılması
gerektiğini bilirsin ama elin varmaz ya, beklersin. Öyle. Hani ne bileyim, gözünü karartmak
istersin, yeri gelir, o an gelir karartıverirmişsin. Tutup atarmışsın koca
popoluyu göğsünden.
Ben hep derdim, düştüysen seni
biri kaldırmalıdır, diye. Öyle değilmiş. Sen kalktığında biri gelir tutarmış
elinden. Sımsıkı hem de. Tutamasa bile tuttuğunu hissettirirmiş sana.
Mesela gölge etmese başka ihsan
istemeyeceğin duruma gelebilirmiş tependeki -senin bi zamanlar işe yaradığını düşündüğün- şemsiye.
Çünkü o gidince güneşi görebileceğini anlarmışsın o andan sonra. Gözün acısa
da, tenin yansa da bakmayı bilirmişsin güneşe. Çünkü aydınlanırmışsın
beklemediğin bi anda. Pat diye bulutların arasından çıkıverirmiş mesela.
Ve hani güneşe bakınca gözlerin
kısılır, yüzüne gülümsemeye benzeyen bir şey yerleşir ya, işte öyle bir şey.
3 Temmuz 2012 Salı
Gelecekteki Sevgiliye Mektup 2
Gönderen Neredeyse Kafasız Nick zaman: 12:29Sevgili gelecekteki sevgili, bence artık gelebilirsin.
1 Temmuz 2012 Pazar
30 Haziran 2012 Cumartesi
Yani
Gönderen Neredeyse Kafasız Nick zaman: 14:44
Belki de bu benim için yazılmış bir kuraldır ha? Belki de ben hep uzaktaki insanları sevmek için yaratılmışımdır. Nasıl desem... Belki hayatta herkese bir rol biçilmiştir benimkisi de budur. Elimi uzattığımda, hani çok uzattığımda dahi, dokunamayacağım insanlara aşık olacağımdır. Hayalimdeki ilişkiyi hiçbir zaman yaşayamayacağımdır çünkü o ilişkinin diğer başrolu hep ülkenin ya da dünyanın bir köşesinde olacaktır. Ne bileyim ben gittiğimde o orada olmayacaktır falan. En yakın dostlarımı en fazla telefonla arayabileceğimdir. Annemi bile kırk yılda bir göreceğimdir. Kedimi sevemeyeceğimdir. Zamanımı yüzeysel şeyler, boş düşünceler, sığ insanlarla geçireceğimdir. Geçirmek zorunda kalacağımdır ya da.
Sonuçta ben ve benim gibiler olmasak mesafelerin bir anlamı olmazdı öyle değil mi? Belki de her şeyin bir amacı vardır.
Oldu o zaman ben şurada biraz karıncalarla konuşup geliyorum.
12 Haziran 2012 Salı
...
Gönderen Neredeyse Kafasız Nick zaman: 23:29- Farklı zamanlarda aynı şehirdeymişiz ne garip. Şimdi aynı zamanda farklı şehirlerdeyiz.
- Bana artık hiçbi şey garip gelmiyor.
- Ankara nasıl?
- Bi şehir ne kadar iyi olabilirse o kadar iyi.
- Alıştın mı?
- Bi şehrin her sokağında, attığı her adımda insanın canı acır mı?
- Bilmem.
- Acıyor.
Subscribe to:
Kayıtlar (Atom)




