Aşk, çok genelden bakınca insanın aslında bi çöp kadar değersiz olduğu gerçeğinin, bi süre için unutulmasıyla ortaya çıkan yanılsama dönemidir.
16 Haziran 2011 Perşembe
İtiraf
Gönderen Neredeyse Kafasız Nick zaman: 23:15Artık can sıkıcı bi insanım. Ve bunu "Aa olur mu hayır" desinler diye söylemiyorum. Bildiğin öyleyim.
15 Haziran 2011 Çarşamba
Dünyanın en gereksiz kısa hikayesi No:3
Gönderen Neredeyse Kafasız Nick zaman: 14:37Doktorun muayenehanesinin bekleme salonunda oturan Kerem kısa bir an için "Kapalı alanlarda sigara içme yasağının, perdelerinin renginin zamansızca sararmasını istemeyen titiz bir anne tarafından getirildiğini" düşünecek gibi oldu sonra vazgeçti.
14 Haziran 2011 Salı
Dünyanın en gereksiz kısa hikayesi No:2
Gönderen Neredeyse Kafasız Nick zaman: 23:14Genç kız, toplu taşıma araçlarından birinde ansızın yanına oturuveren kıza baktı ve "Çok acayip lan, onun da bi hayatı var. Annesi, babası, okulu, işi falan... Kardeşi bile olabilir aslında. Bi tek ben yaşamıyorum. Çok garip" diye geçirdi içinden.
Dünyanın en gereksiz kısa hikayesi No:1
Gönderen Neredeyse Kafasız Nick zaman: 23:10Sedat Yılmaz o gün işe giderken gazetede Türkiye'de en çok kullanılan soyadının "Yılmaz" olduğunu okudu ve "Vay be kim bilir kaç tane Sedat Yılmaz vardır?" diye düşündü.
11 Haziran 2011 Cumartesi
Belki de en zoru...
Gönderen Neredeyse Kafasız Nick zaman: 22:26İstediğin zaman görüp, konuşmayı bırak artık istediğin zaman bile arayamadığın birini sevmektir.
Başkalarının onu görüp, onunla konuşabildiğini, ona dokunabildiğini, onun sesini duyduğunu, onunla beraber gülebildiğini bilmenin verdiği dayanılmazlıktır.
Bazen sadece vazgeçmek gerektiğinin farkında olmak ama vazgeçememektir.
Onun olmadığı bir geleceği gözünün önüne getirince, kendini bi başkasıyla yalnızca düşününce bile midenin bulanmasıdır.
Ve onun bi gün bi başkasıyla olabileceği düşüncesinin daha da fena olmasıdır.
Çünkü;
Bi başkasının onu sevebileceği fikri bile başının dönmesine neden olur.
Bi başkasının elini tutabileceğini düşününce nefesin daralır.
Yanında olması gerekirken çok uzakta olduğunu bilmek ve bunu asla kabul edememektir en zoru.
En fazla ihtiyacın olduğu anda ulaşamamaktır.
Bir gün hep seninle olacağı anı beklerken aslında hiç olmayacağını bilmektir.
Ve bunu asla kabul etmek istememektir.
Subscribe to:
Kayıtlar (Atom)